“İnsan doğduğu andan itibaren gözlemleyip, kaydeden ve bunları uygulayan bi varlıktır.”
Pek doğru bir söz, kulağı tırmalayan bir mesajı da yok. Tamamen olmasada gerçeğe çok yakın bir teori. Peki pratikte bu yaşamlarımıza nasıl yansıyor ? Çevresel faktörler insanın hayatının her bölümünde büyük rol oynuyor. Bu zaten inkar edilemez bir gerçek. Günümüz şartlarında düşününce çevresel şartlar mı insanı oluşturuyor yoksa insan mı o şartları belirliyor, buna karar vermek biraz güç. “Trend” ve “Moda” gibi kelimeler bir çok şeyi anlatıyor olsa da trendin veya modanın insan hayatına etkisi ne ölçüde, bu baktığınız açıya göre değişiyor.
Trend, bir genç için Popülarite, Sosyal çevre ya da bir iş adamı için saygınlık aracı olarak görülse de, kahvede oturan Necip Abi için anlamı bilinmeyen bir sözcükten ibaret. Moda ise genç kadınlar arasında bir kulvar içinde sıralayıcı anlamı taşısa da, yıldan yıla kendine uyum sağlatmak zorunda bıraksa da. Evde şu an yemeğini yaparken eşinin pazar vardiyasından dönmesini bekleyen Halime Teyze için aslında sadece televizyonda gördüğü mankenlerin giydiklerinden başka bir şey değil.
Dün gece ise kafama takılan şu sık kullanılan, zamanla değilde belki bir kaç ay içinde ağızdan ağıza, klavyeden klavyeye yayılmış kelimelerdi. Düşündükçe işin içinden çıkamadım. Yahu birbirine hafız, ajan, moruk, müdür, hacı, reis vs vs şekilde hitap etmeyi ilk kim bulmuştur acaba diye düşün düşün uykumu haram ettim kendime. Sözlük anlamlarına bakıyorum alakasız alakasız şeyler var lakin bazıları öyle yaygınlaşmış ki sözlük anlamının önüne geçmiş neredeyse. Sonra sadece hitap kelimeleri ile sınırlı kalmamış bu mecazi kullanımlar. Biz taso oynarken kazanınca, köktüm, üttüm gibi kelimeleri kullanırdık. Normalde düzgün bir anlamları var mı hala bilmiyorum. Bugüne baktığımızda da durum farklı değil, kanka aktım, sağlam yardırdım gibi deyişler, benim ağzım dahil olmak üzere fazlasıyla yaygın kullanımda.
Hani Graham Bell telefonu icat ettiğinde acaba ilk nereyi aradı ya da neden ihtiyaç duydu diye düşünürüz ya, öyle düşüncelere daldım bende. Kendi kendime trend kelime üretmeye çalıştım. Başarılı mı oldum ? Hayır pek sayılmaz. Ama en azından bir daha denememeye karar verecek kadar düşündüm. Yani düşünmüşüm ki bir daha denememeye karar verdim. Trendi oluşturmak yerine onu seyredip eleştirenlerden olmak işime daha çok geliyor sanırım. Bu böyle süre gide dursun ben ıhlamurumu içip Zeki Müren ile olan düetime devam edeyim komiserler.
DENEMELER : Komiser x - Baklava( Burda canım biraz da tatlı çekmişti sanırım. )x - Şoför ( Bu başta olanaklı gelmişti ama sonra boşver dedim )x - Peruk ( Öegh )x - Kaju x —> Bunlar geleceğin trendleri olursa demişti dersiniz. Sonra pınar beyaz reklamlarındaki beyin gibi Ben Buldum ! diye çırpınırım orda burda.
Yazarken eşlik edenler : Zeki Müren - Veda Busesi / Rafet El Roman - Direniyorum